Çocuklarda besin zehirlenmesi


Yazın besinlerin uzun süre sıcakta kalıp bozulmasından kaynaklanan besin zehirlenmelerini önlemek için alışveriş yaparken ve besin saklarken bazı detaylara çok dikkat etmek gerekiyor.

Bazen kusma, bazen ishal bazen de çok daha şiddetli belirtilerle kendini gösteren besin zehirlenmelerine karşı nasıl önlem almanız gerektiğini biliyor musunuz? Çocuk Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı Dr. E. Mahir Gülcan, yaz aylarında artan besin zehirlenmelerinin suçlusunun kötü koşullarda saklanıp, hazırlanan ve pişirilen besinler olduğunu söylüyor. 

“Besinler, bakterilerin üremesi için gerekli olan besin öğeleri ve nem içerikleriyle mükemmel bir ortam yaratıyor. Bakteriler türlerine göre -10˚C’den 100˚C’ye kadar geniş bir sıcaklık aralığında canlılıklarını sürdürebiliyor. Patojen bakterilerin en iyi çoğalabildikleri sıcaklık aralığı 5-65˚C (tehlikeli bölge) arası oluyor. Besinleri dondurma işlemi bakterileri öldürmüyor ancak üremelerini durduruyor. Kaynatma ile bakterilerin birçoğu ölüyor ancak tamamen yok edilmiyorlar. Tehlikeli bölge olarak adlandırılan 5-65˚C arasında bırakılan potansiyel tehlikeli bir besin, uygun zaman zarfında besin kaynaklı hastalıklara ve zehirlenmelere neden olabilecek duruma geliyor” diyor.

Yaz aylarında en çok hangi gıdalara dikkat etmek gerekiyor?
Dr. E. Mahir Gülcan, bu soruyu şöyle cevaplıyor: “En çok besin zehirlenmesine sebep olan yiyecekler arasında yumurta yer alıyor. Örneğin yaş pasta, dondurma, mayonez gibi yiyeceklerin içerisinde yumurta bulunuyor. Bu tarz yiyeceklerde bayatlama ya da uygun koşullarda saklanamaması sonucu bozulmalar meydana gelebiliyor. Bunun yanında tavuk ve deniz ürünleri de besin zehirlenmesi kaynağı. Özellikle iş yerlerinde, toplu yemek tüketilen ortamlarda sık tercih edilen tavuk, en fazla besin zehirlenmesine sebep olan besinler arasında yer alıyor. Uygun şekilde saklanmamış konserve besinler de besin zehirlenmesine neden olabiliyor.”

İshali ve kusmayı engellemeyin
Besin zehirlenmeleri genellikle, aniden başlıyor, bozulmuş besinler tüketildikten sonra hastalık belirtileri 30 dakika ile 72 saat arasında ortaya çıkabiliyor. İshal, bulantı, kusma, şiddetli karın ağrıları ve karında kramplar gibi sindirim sistemini ilgilendiren şikayetlerin yanı sıra, bazen ateş de görülebiliyor. Dr. E. Mahir Gülcan, “Besin zehirlenmelerinin klasik belirtileri mide bulantısı, kusma ve ishaldir. Kusma ve ishal vücudun zehri dışarı atma yöntemlerindendir. Bu nedenle kesinlikle bulantı ve ishali önleyici ilaçlar kullanmayın. İshal ve kusmayı arttıracak düşüncesiyle hiçbir şey yememek de yanlış bir davranış. İshal tedavisinin en iyi şekli dinlenmek ve bol miktarda sıvı (temiz içme suyu, ayran, şekersiz çay vb.) tüketmek. İshal geçene kadar yoğurt, pirinç lapası, haşlanmış patates, ekşi elma ve taze şeftali suyu vb. besinler tüketilmeli. Sebzeleri pişirdikten, meyveleri de yıkayıp kabuğunu soyduktan sonra tüketin. Erik, kayısı, incir, üzüm, karpuz gibi meyveler bağırsak hareketlerini arttırdığı için yenmemeli” diyor.

Doğru gıda seçimi ile korunun
    Güvendiğiniz yerlerden alışveriş yapın ve son kullanma tarihlerine dikkat edin. 
•    Pastörize edilmemiş, mahalle arasında satılan süt ve süt ürünlerini tüketmeyin.
•    Dışı kirlenmiş veya çatlak olan yumurtaları yemeyin. Yumurtayı kullanmadan hemen önce sadece su ile yıkayın.
•    Konservelerin alt ve üst kapakları şişkin, kutuları zarar görmüş ve son kullanma tarihi geçmiş olanları kesinlikle satın almayın. Gebelikte taze sebze ve meyve ağırlıklı beslenin.
•    Yaz aylarında açıkta ve dışarıda satılan ürünleri almayın. Evinizdeki gıdaları da tüketene kadar buzdolabında saklayın.
•    Kurubaklagilleri nemsiz ve serin yerlerde muhafaza edin.
•    Pişmiş yemekleri oda sıcaklığında bir saatten fazla bekletmeyin, daha sonra yenecekse buzdolabında saklayın.
•    Dondurulmuş gıdaları çözüldükten sonra kesinlikle tekrar buzdolabına koymayın.
•    Hepsinden önemlisi ise hijyen. Sebze ve meyveleri bol su ile yıkayın. Mutfakta kullanılan temizlik bezlerini tek kullanımlık seçin ya da her kullanımdan sonra deterjanla yıkayın, ıslak bırakmayın.
•    Güvenemediğiniz bir su kaynağından su kullanmak zorundaysanız mutlaka suyunuzu içmeden kaynatın.
•    Çiğ et, çiğ tavuk ve kümes hayvanlarının etlerine çıplak elle dokunduktan sonra ellerinizi sabun ve sıcak su ile bolca yıkayın.
•    Çiğ balık tüketmeyin.

Çocuklar daha fazla etkileniyor
Kusma ve ishal sonucunda ciddi bir su kaybı oluşuyor. Çocuklar su kaybına erişkinden daha hassas olduklarından ve zehirlenmeye yol açan mikroplar, çocukların bağışıklık sisteminin zayıf olması nedeni ile daha ağır seyrettiğinden, çocuklar ve bebekler çok daha fazla etkileniyor. 

Mamaları bekletmeyin!
Bebeklerde de görülen besin zehirlenmeleri konusunda da uyaran Dr. E. Mahir Gülcan, “Özellikle yaz aylarında hazırlanan mamalar bir öğünde tüketilmeli, artan mama kullanılmamalı. Biberonlar mutlaka kaynatılmalı ya da sterilizasyon aletiyle sterilize edilmeli. Mama hazırlanırken kullanılan su güvenli olmalı, kaynatma işlemi tam ve düzgün yapılmalı. Eğer biberonlar iyice kaynatılmaz ya da sterilizasyon işlemi uygulanmazsa, mama kalıntıları mikropların üremesi için uygun bir ortam oluşturur ve üreyen mikroplar bir sonraki mamaya bulaşarak besin zehirlenmesi yapabilir” diyor.
Bebek ve çocuklarda tanı konulurken aynı besini yemiş birden fazla kişide ishal, kusma gibi zehirlenme belirtilerinin aynı zamanlarda ortaya çıkması durumuna bakılıyor. İshalli dışkıdan yapılan dışkı testlerinde iltihap hücresi ve besin zehirlenmesine neden olan mikrobun saptanması, kan testinde vücutta mikrop olduğuna dair parametrelerin yüksek olması ile besin zehirlenmesi tanısı konulabiliyor. 

Bu belirtilere dikkat!
Kanlı ishal varsa, ishal ile birlikte boyun sertliği, şiddetli baş ağrısı veya ateş varsa, zehirlenme belirtileri iki günden fazla devam ediyorsa, hemen bir uzmana başvurmalısınız.